Varis’e Dair Teşhis ve Tedavi Metotları

Varis hastalığı için risk faktörü oluşturan bazı durumlar vardır. Ayakta uzun süre hareketsiz durmak, genetik durumlar, fazla kilolar vb. varisi tetikleyen unsurların başında gelir. Kişinin yaşam kalitesini düşüren varisler toplumumuzda, her on kişiden 2-4’ünde mevcuttur. Uzmanlar her bacak ağrısını varise yormamak konusunda uyarıyor.

14 Mayıs 2016 Cumartesi 12:41
Varis’e Dair Teşhis ve Tedavi Metotları

 

İnsan vücudunun basınca en çok maruz kalan bölgesi bacaklardır. Bacaklarımızda bulunan toplardamarlar, kirli kanı temizlenmesi için yerçekimine ters yönde kalp ve akciğere taşıyan damarlardır. Baldır kaslarımızda adım atmamızla oluşan hareketler kanın kalbe doğru itilmesini sağlar. Kaslar hareketsizlik anında gevşese bile bu kanın yerçekimi etkisiyle geri dönmesini engelleyen kapaklar söz konusudur. Belli başlı nedenlerle bu kapaklar zarar görebilir. Bacakların alt kısmındaki toplardamarların genişlemesi ve şişmesine varis denir. Varis ve varis tedavisi hastalığın başlangıcından beri insanların aklında olan soru işaretleri oluşturmaktadır.

Varis hastalığı için risk faktörü oluşturan bazı durumlar vardır. Ayakta uzun süre hareketsiz durmak, genetik durumlar, fazla kilolar vb. varisi tetikleyen unsurların başında gelir. Kişinin yaşam kalitesini düşüren varisler toplumumuzda, her on kişiden 2-4’ünde mevcuttur. Uzmanlar her bacak ağrısını varise yormamak konusunda uyarıyor. Varis; bacak ağrısı, bacaklarda kısa sürede yorulma ve ağırlaşma, baldır krampları, kronikleşmiş ağrı gibi belirtilerle kendini gösterir. Hastalık fark edilmeye başladığı veya şüphe uyandırır duruma geldiği andan itibaren önlem alınmalıdır. Çünkü erken teşhis konup tedavi edilmezse başta mavi-yeşil olan varisli damarlar, ciltte renk değişimine neden oluşur. Kahverengileşmeye başlayan varisler,  varis ülserlerine dönüşüp çok daha büyük tehditler doğurabilmektedir. Erken teşhisle varis tedavisi yapıldığında kapakların bozulması henüz dokuyu zedelememiş olur ve onarmak mümkündür.  Varis tedavisi lazer ile de yapılabilmektedir. Sadece cerrahi müdahalelere gerek duyulmamaktadır.

Varislerin elle hissedilebilir veya çıplak gözle görülebilenleri olduğu gibi kapakçıkların ne derece zarar gördüğünü belirlemek amacıyla Doopler Ultrason sonuçlarına bakılarak teşhis edildiği durumlar da söz konusudur. Böylelikle hasarlı damarın tespiti kolaylıkla yapılabilmektedir. Doopler Ultrason esnasında hastanın sadece yatarak incelemesinin yapılması yanlış sonuçlara sebep olabilmektedir. Hastanın ayakta da Doopler çekiminin yapılması hekimlerce ihmal edilmemelidir. Teşhisi uzmanlarca konduktan sonra varis tedavisi önemli bir süreci kapsamaktadır. Ülkemizde yıllardır klasik yöntemle cerrahi müdahale yapılarak kişilerin varis şikayetleri giderilmeye çalışmaktadır. Ancak az da olsa sinir zedelenmesine neden olma payı, ameliyatın etkisini göstermesinin geç olması gibi nedenlerle bugün mümkün oldukça tercih edilmemektedir. Ömür boyu varis çorabı giymek istemeyen, ameliyat olmak istemeyen hastaların imdadına modern tedavi yöntemlerinden olan ELVA (Endovenöz Lazer Ablasyon) ameliyatsız çözüm olarak yetişiyor. Anjiyo gibi damar içinden girilerek lazer enerjisiyle hasarlı damarı ve kapağı tedavi etme imkanı veren bu yöntem birçok hastanın yüzünü güldürüyor.

 

 

 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    Hava Durumu

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Sayfalar
    E-Gazete
    • Kıbrıs Haber - En Son Kıbrıs Haberleri ve KKTC Gelişmeleri - 18 Haziran 2015 Manşeti
    Arşiv